Ben kazanıncaya kadar bitmeyecek !

Son zamanlarda kendimi gaza getirmek için ilgilendiğim motivasyon konuşmaları arasında kitle imha silahım “Les Brown” sizlerle tanıştırmak isterim. Genel olarak kitlelere yaptığı konuşmaların içinden çok beğendiğim, ara ara da izlediğim bir konuşmasını sizlerle paylaşmak istiyorum. Konuşmada aç olmaktan ve başarmayı istemekten  bahsediyor.  Steve Jobs’da Standford Üniversitesinde yaptığı konuşmada aynı şeyden bahsediyor. Bu günlerde toplumda yaptığım ufak analizlerde insanlar üzerinde şu çıkarımları yapabiliyorum. Çoğu insan bir amaca ulaşmak ve başarmak için bir yola çıkabiliyor. Ama başarı merdivenlerinde yolun sonuna çok azı ulaşabiliyor. Bunun, benim kanımca iki nedeni var; ya başarı korkusu ve korku ile gelen tatminlik hissi, ya da uzun soluklu bu süreçte, son adıma geldiğinde gerekli kaynakları ve enerjiyi bitirmiş olmanın verdiği yorgunluk ve yoksunluk.Başarıda şans etkeninin de olmadığını söylemek yanlış olur. Tek bir olgu tam anlamıyla başarıyı ya da başarısızlık olayını değiştirebilir. Çok fazla sözü uzatmadan İlgilenirseniz videoyu izleyiniz.

Ayrıca göz önünde, trend adamlardan birinin başarı hikayesini de buraya iliştirivereyim yazımın sonuna gelirkene :)     Link : ACUN ILICALI

Les Brown !

Esmu Yayında !

Uzun zamandır üzerinde çalıştığım Esmu projesini dün itibari ile yayına sokabildim. Asp.net,  jquery, c#, html5 gibi elementler kullanarak uzun emekler sonucu ortaya çıkan Esmu’yu açmış olmaktan kıvanç bile duymaktayım :)

Hobi olarak ilgilendiğim web programlama ve tasarım alanında, her ne kadar hala tasarımda biraz fukara olsam da :) emeklerimin karşılığını alıyor olmak güzel.

www.esmu.org adresinden de projenin son halini inceleyebilirsiniz. Esmu bir kültür ve sanat hizmeti sloganı ile düşündüğüm bir projeydi.

Esmu ilk olarak,şu aşamada baktığınızda bir belgesel video gösterim sitesinden çok farklı görünmeyebilir ama zamanla üzerine çalıştığım fikirleri aşama aşama gerçekleştirdiğimde, kültür sanat adına etkili bir topluluğa dönüşeceğine inandığım bir proje.

Esmu içerisinde şu anda, kategorilere ayrılmış her gün güncellenen belgesel veritabanına sadece kayıt olarak ulaşabilirsiniz. Önümüzdeki günlerde Esmu e-dergiyi de çıkartmayı düşünüyoruz. Şu anda fikir altyapısı üzerine düşünüyoruz ve daha çok editör ve yardımcı arkadaşa ihtiyacımızın olduğu da bir gerçek. Uzun soluklu hobi olarak girişilen web projelerin temelinde sabır ve aşama aşama iyi iş çıkarma etkeni olduğunu unutmuyorum Esmu üzerine çalışırken. Esmu da ilk girişte gözünüze çarpan şeyin sadelik olduğunu göreceksiniz. Burada Einstein amcanın etkili nutukları beni etkilemedi değil. Daha çok Flash,  java eklentiler kullanmaktan kaçındım. Zaten web programlamaya hakimiyetiminde az olması ve güvenlik gerekçeleri beni bu durumdan alıkoydu. Ümit verici bir şeyler ortaya çıkacağını düşünüyorum. Bir şey ortaya çıktı eklenecek birşeylerde olucak, iyi niyetli bir kaç insan da oldumu, iş tamam diye düşünüyorum :)

Kısa zamanda esmuya eklenecek olanlar

E-dergi
Fikir paylaşım ve tartışma platformu
Kısa film ve Belgesel üzerine etkili otoritelerin yazıları
Makale ve araştırmalar
Esmu atölyesi çalışmaları

www.esmu.org

Nuri Bilge Ceylan Olayı

Mustafa Çiçekay

Mustafa Çiçekay

 

Uzun zamandır, bloglamadık biliyorum ama çok yoğun bir iş temposunun içinde buldum kendimi o kadar ki, geceleri gündüzlere ekliyorum kaç zamandır, o halde zar zor yetiştiriyorum. Tüm bu hengame içinde ailemi hatta arkadaşlarımı görmeye zamanım bile yok, tüm hobilerimi ve bana gerçekten mutluluk veren şeyleri erteledim. Bugün biraz zaman bulmuşken kendimi burada buldum. Bugün Nuri Bilge Ceylan üstad hakkında bir şeyler yazmak geldi içimden zira uzun zamandır etkisi altında kaldığım tam manasıyla yeni keşfettiğim bir olay diyebilirim, olay diyorum, gerçekten başlı başına bir olay bu adam. Aile boyu fotoğrafçı olan Ceylan Ailesinin aynı zamanda yönetmen olanı. Çehov kalemle yapığını kamerayla yapan adam. Sinemacılıktaki başarısı acaba fotoğrafçılıktan mı ileri geliyor acaba. Grafik boyutun göbeğine, arkaplanın ortasına yapıştırdığı bazen dumanın içindeki bazen de arkadaki ırmağın sesinin içine gömdüğü o yüzler nasılda konuşmadan derinleşiyor. Çok fazla film izleyen birisi değilimdir genel olarak, her filme zamanda ayıramıyorum malum şartlar. Bir filmi izlemeden önce o film süresince araştırdığım oluyor, çünkü bu konuda zaman kaybına tahammülüm yok. Dönelim konumuza başarısının sırrı duyu ve kare sözcüklerinde saklı, sık film yapmayan 2,3 yılda bir çıkartan ve o sahnelerde insanları alıp götüren, insanı kaybeden birisi. Hatırlarım delikanlı kafasını trenin penceresinden çıkartır, hepimiz o rüzgarı hissederiz, o rüzgarla kucaklaşırız. Yahu nasıl görüyorsun sen diyesim geliyor bu olayın içine girdikten sonra, cevabı düşündükten sonra buluyorum afilli yazayım biraz; o sahadaki biz, biz tribündeki o… haksızmıyım ancak bu görür bizi o kadar net, hatta çok net

Şunu da merak ediyorum, öğrencilik yıllarında acaba geceli gündüzlü film mi izlemiş Nuri Bilge Ceylan, isimde uzun aslında minimalist bir adam için Nuri desek daha iyi değil mi ? Neyse gece gece uğraşamaycağım, uğraşılacak gibi değil zaten gittikçe derine gidiyorsun Nuri ile.. bir sonraki kıytırık blog postunda görüşürüz.

İlgili Linkler:  Resmi Web Sitesi , Vikipedi , IMDB

 

 

 

 

 

Davraz Kampı- Denizlispor

Denizlispor Isparta Davraz Kampı, Tercümanlığıı yaptığım Denizlispor’un 3 yeni gözdesi.

Transferler: Eric, Sacko, Gohou

Just Watch

Rebetiko Dinlemek Gerekirmiş

Aslında çoğumuzun hakkında çok fazla yada hiçbir şey bilmediği bir müzik türüdür bu,  kendi açımdan söylemek gerekirse  benimde tanışmam çok uzun zamana dayanmıyor .Tesadüfen bir hocam vasıtası ile tanıştım, belki o da farkında değildir bu durumun, ama teşekkür ederim yinede.
Neyse gelelim Rebetiko’ya; sözcük  olarak, ayrı bir yaşam mantalitesi olan, davranışı ve bakışı ile farklı bir erkek tipi demektir aslında rebetiko, fakat rebetis asla militanca bir yaklaşımda değildir, ona karşı olanlara bunula birlikte kurumsal güçlere karşıdır asidir bir yerde.

Bu müzik tarzı için 3 evre vardır;

  1. izmir Dönemi : İzmir usulü Kafe Aman’ların hüküm sürdüğü dönem.
  2. Rebetikonun yeraltına inmesiyle karakterize edilen klasik dönem
  3. 3. Popüler dönem: Rebetiko bu dönemde yer altı sendromundan kurtuluyor ve Yunanistan’ın ulusal müziği haline geliyor.

Rebetiko şarkıları rebetler tarafından, rebetler için yazılmıştır. şehrin varoşlarında ya da yeraltında yaşayan bu insanlar dertlerini rebetiko şarkılarıyla dile getiriyorlardı. derken 1936′da yunanistan’da darbe yaparak iktidarı ele geçiren general metaxas “türk izleri taşıyor” gerekçesi ile her türlü makamlı müziğe yasak koyar. pire’deki batakhaneleri yakar, rebetistleri cezaevlerine atar, böylece rebetiko için baskı dönemi başlamıştır. rebetiko müzik olarak da yeraltına çekilir ve gizlice devam eder. daha sonraları 1940 yıllarında rebetiko tarzına daha önce kullanılmayan buzuki eklenir. 19. yy. sonlarına doğru atina, larissa, pire, hermupolis gibi yunan kentlerinde, siros adası, selanik, izmir ve istanbul’da açılan müzikli kahvelerde yeniden gün yüzüne çıkar.

Aslında ege kaynaklıdır, rebetiko daha da daraltmak gerekirse aydın ve izmir yöresinden çıkmıştır diyebiliriz,pire limanlarında bir alt tabaka müziği olarak gelişmesine rağmen iki kesiminde müziğini etkiler. müzik olarak kaynağı ise izmir ve aydın’da söylenen “laiko” müziğidir. yani kent halk müziğidir.

Kısacası biraz dinleyin anlasanızda anlamassanızda zaten severseniz anlamak için gerekli şeyleride yaparsınız. Bir sonarki yazıda görüşmek üzere :)

Mustafa Çiçekay

Fransızca Ticari Yazışmalar ( Tekin Gültekin )

Uzun zamandır , bitirmekle meşgul olduğum bir proje için heryerde bu kitabı arıyordum. Ulaştığım kitapçılar yada yayınevleri ürünün stoklarında bulunmadığını, yeni baskısının da yapılmadığını söylüyorlardı. Tam umudu kesmişken bir arkadaşım bu sabah itibari ile bana ulaşıp aradığım kitabı bulduğunu söyledi. Bunun üzerine hemen yayınevi ile görüşüp satın aldım.

Tekin Gültekin’ e ait, daha önce az da olsa içeriğini inceleme fırsatı bulduğum kitap, ticari yazışmalar ve bu alandaki terminolojinin çoğunu içeriyor. Ender yerlerde bulunabilecek kalıplar ve kullanımlar var. Nitekim ihracat, ithalat ve diğer uluslararası ticari ilişkiler ile meşgul kişiler için kesinlikle kütüphanelerinde bulunması gereken bir kitap.

Tekin Gültekin bu konuda diğer dillerde de yazılış bir çok etkili kitabı bulunmaktadır. Bazen bir dili bilmek yeterli değildir. Resmi yazışmalarda gerekli terminolojiyi kesinlikle kullanmamız gerekir, bu nedenle ne kadar uzman olursak olalım, farklı terimleri olan bir çeviri projesi yada iş yürütüyorsak yada bir ihracat uzmanıysak, tereddütsüz bu konuda elimizden geldiği kadar araştırma yapmalıyız.

Bu nedenle bu konu ile ilgili arkdaşlara diğer dillerde de ( İngilizce, Almanca Rusça)  yazılmış olan bu referans kitabı şüphesiz tavsiye ederim.

Herkese İyi Çalışmalar.